Fakültemizden TÜBİTAK 1001 Başarısı: Hibrit Aerojel Teknolojilerinde Öncü Adım

Paylaş: 
Yayın Tarihi : 29/03/2026

Fakültemizde bir bilimsel proje daha başarıyla destek almaya hak kazandı. Elektromanyetik dalgaları soğurabilen ve yüksek sıcaklık koşullarına dayanabilen yeni nesil hibrit aerojel malzemelerin geliştirilmesine yönelik proje, Fakültemiz Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Erkartal yürütücülüğünde TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında kabul edildi.

Yüksek katma değerli nanomalzeme geliştirme hedefiyle kurgulanan proje, polimer türevli seramik yapılar ile metal-organik yapı türevlerinden elde edilen ileri düzey nanomalzemelerin bütünleşik şekilde tasarlanmasını içeriyor. Bu kapsamda geliştirilecek hibrit aerojel sistemlerinin, gözenekli ve ultra hafif yapıları sayesinde elektromanyetik dalgaları etkin biçimde soğurabilen ve aynı zamanda yüksek sıcaklık koşullarında performansını koruyabilen çok işlevli bir malzeme çözümü sunması amaçlanıyor.

Fakültemizde yürütülen bu çalışma, savunma sanayii, havacılık ve uzay teknolojileri gibi kritik alanlarda ihtiyaç duyulan ileri malzeme çözümlerine yenilikçi bir yaklaşım getiriyor. Geliştirilecek hibrit aerojelin, radar izinin azaltılması, elektronik sistemlerin elektromanyetik parazite karşı korunması ve yüksek güçlü sistemlerde güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gibi alanlarda önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Bununla birlikte enerji ve uzay teknolojilerinde yüksek sıcaklık dayanımı gerektiren uygulamalarda da etkin rol üstlenmesi öngörülüyor.

Proje yürütücüsü Doç. Dr. Mustafa Erkartal, günümüz ileri teknoloji sistemlerinin hem yüksek sıcaklık hem de yoğun elektromanyetik etkileşim altında çalıştığına dikkat çekerek, bu durumun sistem performansını doğrudan etkileyen kritik sorunlara yol açabildiğini ifade etti. Geliştirilen malzemelerin, çevredeki elektromanyetik dalgaları kontrol altına alarak sistem verimliliğini artırmayı hedeflediğini belirten Erkartal, özellikle radar teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı alanlarda bu tür malzemelerin stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Fakültemizde gerçekleştirilen bu proje, yalnızca savunma odaklı uygulamalarla sınırlı kalmayıp, sivil teknolojilerde de geniş bir kullanım potansiyeli sunuyor. Elektromanyetik dalgaların elektronik sistemler üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve daha güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gibi hedeflerle şekillenen çalışma, Türkiye’nin ileri teknoloji üretimi ve Ar-Ge kapasitesine katkı sunacak nitelikte bir araştırma olarak öne çıkıyor.

Fotoğraflar